Dini saplantılarla hareket eden bir adamın karanlık dünyasını merkezine alan bu film, inanç ve takıntı arasındaki ince çizgiyi sorgulayan gerilim dolu bir hikâye sunar. Toplumun ahlaki sınırlarını kendi bakış açısına göre belirleyen bu fanatik karakter, “günah” olarak gördüğü davranışları cezalandırma görevini üstlenir. Kurbanlarını seçerken belirli bir kalıp izleyen katil, her olayda izleyiciyi daha derin bir psikolojik gerilimin içine çeker.Film boyunca, sadece bir seri katilin hikâyesi değil, aynı zamanda bastırılmış duyguların ve yanlış yönlendirilmiş inançların nelere yol açabileceği de gözler önüne serilir. Polis ve dedektifler ise bu karmaşık vakayı çözmeye çalışırken zamana karşı yarışır. Atmosferi giderek kararan yapım, izleyiciyi rahatsız eden ama düşündüren sahneleriyle dikkat çeker. Bu yönüyle film, klasik korku ve gerilim unsurlarını psikolojik derinlikle birleştirir.